
Günümüzde resmi kayıtlarda adanın adı Alibey Adası olarak geçer. ([Habertürk][2])
Ancak halk arasında, turistik tanıtımlarda ve günlük kullanımda “Cunda” ismi hâlâ yaygındır. ([anatoliatravelservices.com][3])
Tarihî Köken: “Cunda” İsminin Derinliği
Adanın asıl adı olarak bilinen “Cunda” kelimesi, aslında Osmanlı döneminde kullanılan “Yunda / Yund Adaları” isminin halk diline dönüşmüş halidir. ([Vikipedi][4])
Antik çağda adada yaşayan topluluklar onu Yunanca adlarla tanıyorlardı; örneğin Piri Reis, eseri Kitab-ı Bahriye’de bu bölgeden “Yund Adaları” olarak söz eder. ([cundatur.com.tr][5])
Bu isim – zaman içinde halkın ağzında “Cunda”ya evrilmiş görünüyor; bu da dilsel değişim ve yerel telaffuzun bir yansıması. ([Vikipedi][4])
Neden “Alibey”? – İsim Değişikliğinin Sebebi
Bugün adanın resmi adının “Alibey” olmasının ardında, 20. yüzyıl başlarında yaşanan önemli bir tarihsel dönüm noktası var: Ali Çetinkaya’nın komuta ettiği birliklerin, Türk Kurtuluş Savaşı döneminde Ayvalık cephesinde gösterdiği direniş. ([Türkiye Turizm Ansiklopedisi][6])
Yarbay Ali Çetinkaya, “padişahın Yunanlılara teslim olun” emrine karşı gelerek mücadelenin ilk organize birliklerinden birini yönetti. ([cunda.net][7])
Bu nedenle Cumhuriyet sonrası — adaya yeni bir kimlik ve hatırlatma getirmek amacıyla — adanın adı “Alibey” olarak değiştirilmiş. ([Vikipedi][4])
Dil, Halk ve Kimlik: “Resmî” vs “Yaygın” Kullanım
Bilimsel açıdan bu ad değişikliği, kolektif hafıza ve kimlik mühendisliğiyle de ilgili. “Alibey” isminin resmî kayıtlarda benimsenmesi, adanın yeni Türkiye’nin ulus-devlet kimliğine bağlanma sürecinin bir yansıması.
Ancak adanın eski adı “Cunda”, halkın, turistlerin, dillerin ve hafızaların içinde yaşamaya devam ediyor. Bu da bir yerin kimliğinin yalnızca resmî isimle değil; halkın belleğiyle, gündelik kullanımınıyla, kültürel pratiğiyle şekillendiğini gösteriyor.
Neden Tartışmalı? Kime Göre Ne?
Bu durum bazı soruları beraberinde getiriyor:
Resmî ad mı, halk arasında uzun süredir kullanılan eski ad mı gerçek kimliği yansıtır?
Bir yerin adını değiştirmek, orada yaşayan toplumun belleğini ve tarihini bir anlamda silmek midir, yoksa yeni bir hafıza mı inşa etmektir?
“Cunda” isminin Osmanlı–Rum geçmişine gönderme yapan kökeni, adanın bugünkü kimliğiyle nasıl bağdaşıyor?
Bu sorular, sadece Cunda/Alibey özelinde değil; tarih boyunca adı değiştirilen pek çok yer için de geçerli — bu yüzden tartışmak değerli.
Sonuç: Bir Adın Ötesinde — Bellek, Kimlik ve Değişim
Cunda Adası’nın “Alibey” adını alması; savaş döneminin acısıyla, direnişin hatırıyla, yeni cumhuriyetin kimlik inşasıyla ilgili. Öte yandan, “Cunda” hâlâ yaşayan bir isim — geçmişin, kültürün, günlük hayatın bir parçası.
Belki bir sonraki tatilde Cunda sokaklarında yürürken hem o eski Rum taş evlerinin gölgelerinde dolaşıp hem de adeta yeni bir tarih katmanında yürüyeceksiniz. İşte bu isim — sadece bir etiket değil; belleğin, kimliğin, tarihin bir izdüşümü.
Son söz: Sizce bir adanın gerçek adı — resmi kayıt mı, yoksa halkın kalbinde yaşayana mı bağlıdır?
[1]: “Cunda Island”
[2]: “Cunda Adası nerede? Cunda Adası hangi şehirde, ilde, bölgede?”
[3]: “Cunda (Alibey) Island: The Island With The Unique Atmosphere”
[4]: “Cunda – Vikipedi”
[5]: “CUNDA – Cunda ‘nın Tarihi”
[6]: “Alibey (Cunda) Adası – Türkiye Turizm Ansiklopedisi”
[7]: “Cunda (Alibey) Adasının Tarihi | Cunda.Net”